PRP

Günümüzde estetik ve kozmetik uygulamaların büyük bir kısmı; deride epidermisin (derimizin en üst tabakası) yenilenmesini, dermisin (derimizin alt tabakası) uyarılmasını ya da dermiste destek dokuların (bağ ve cilt altı yağ dokusu) arttırılmasını hedeflemektedir.

Bu amaçla deriye uygulanan tüm ürünlerin insan derisi ile uyumlu olması ve biyolojik olarak bir süre sonra deriden tamamen kaybolması istenmektedir (Dolgu amaçla kullanılan hyaluronik asitler, zamanla tamamen deride eriyen iplik doku askı sistemleri gibi).

Bunların sentetik yapılarından dolayı deride reaksiyonlar gösterebilme riskleri düşükte olsa bulunmaktadır.

Bu nedenle son yıllarda estetik uygulamalarda hastanın kendisinden alınan dokular kullanılmaya başlanmıştır (Hastadan alınan yağ dokusu, kök hücreleri ve kan bileşenleri gibi).

Hızla yaygınlaşan PRP (Platelet Rich Plasma = Platelet’ten zengin plazma)  tedavisi işte bu uygulamalar arasında yer almaktadır.

PRP yöntemi, günümüzde ince çizgiler ve kırışıklıklar, cilt yenileme ve gençleştirme, deri volümünü arttırma, yara iyileşmesi, sivilce izleri, saç dökülmeleri, deri çatlakları, melasmada (gebelik lekeleri ve güneş lekeleri), saç ekimi sonrası ya da saç dökülmelerinde ve lazer uygulamaları sonrasında (doku yenileyici olarak) kullanılmaktadır.

Tek başına kullanıldığı gibi botox, lazer, mikroiğneleme (dermaroller, microneedeling) ve estetik cerrahi uygulamaları ile birlikte kullanılabilmektedir.